Bunca zamandır Instagram ve benzer ortamlarda boşuna zihnimi kirletirken zamanımı da harcamisim. Bu platformda ilk yorumum ve ilk okumamda harika tespitler içeren bir özetle karşılaşmak sanırım bu mübarek gecenin büyük kazanimlarindan biri oldu bana.
üniversite birinci sınıf öğrencisiyim ve anksiyete konusunda çok zorlandığım bir dönemdeyim bildiğim şeyleri derslerde söylemeye çok çekiniyorum sunumlar benim için idam masası gibi ve b tipi olan ellerimin titremesi olsun kalp hızlanması olsun bildiğim her şeyi unutmam olsun ve o anlarda yoğun bir ağlama isteği olsun hepsini yaşıyorum anlattığınız şeyleri uygulamaya çalışacağım çok teşekkür ederim böyle bir yazı yazdığınız için ve böyle bir dönemdeyken yazınız karşıma çıktığı için.
spontane konuşmadaki başarı öğrenilebilen bir şey. yapa yapa, cesaret ede ede müthiş fark yaratan bir süreç. bu durumun farkında olup geliştirmek için cesaret göstermeniz çok çok çok kıymetli. gerisi zaten gelecek. hayattaki her adımınız başarı getirsin 🙏
Mükemmel konuşmayı yapmaya çalışırken hiç konusamayarak neredeyse 1 yıl geçirdim. Her sosyallestigim günün sonu kendi adıma utanc duyduğum ve yetersizlik hisleriyle bitti. Sonra çok yol aldım ama hala bile bazen kendimi kukla gibi hissediyorum. Bedenim olan bu kuklayi konusturmak zorundayım...Yazınız benim için öğretici ve "yalnız degilmisim" dediğim bir yazı idi. Teşekkürler.
Eğer yakın arkadaşım olsaydınız ve bana bunu söyleseydiniz kendinize çok yüklendiğinizi ve kendinizi biraz küçülttüğünüzü söylerdim bunu diyerek. Demeyin. Kendinizi o aklınızdaki muhteşem versiyonununuzdaymışsınız gibi görün hep. Böyle görerek aksiyon alın. Siz bunu yapmazsanız kimse sizin için yapmayacak. Kimse muhteşem konuşarak doğmuyor. Herkes öğreniyor. Hayat zaten öğrenmenler üzerine kurulu muhteşem bir yolculuk. O yolda kendinizin elinden sımsıkı tutun. Cesaretle, özgüvenle, mutlulukla yürüyün 🌸
Kafamda hallediyorum bu kaygı olayını,yani insanların beni yargılamasından veya hata yapmaktan çekinmiyorum ama bedenimi kontrol edemiyorum.Ellerim,bacaklarım titriyor vücudum kasılıyor derin bir nefes alıyorum yavaşça veriyorum tamam iyiyim diyorum sonra tekrar titremeye başlıyorum,daha ne yapicam düzelticem bilmiyorum.
“Bir sonraki konuşmanız” isimli bir kitap var. Jefferson Fisher yazarı. Şu an okuyorum. Bittiğinde onunla ilgili de yazacağım ama çok iyi gelebilir sana da. Kitapta çok güzel tavsiyeler var. İlk cümleniz nefesiniz olsun diyor mesela, biz nedense hızlı yanıt vermeye odaklanmışız. Sanki hızlı hemen cevap verince konuya daha hakim göründüğümüze inanıyoruz. Yanıt vermeden önce bir nefes almak ve aldığımızdan daha uzun sürede nefesi geri vermek çok önemli. Ama sana şunu demek isterim, hata yapmak için konuş bence. İnsanlar seni yargılasın diye konuş. Hiç çekinme. Kekelemek için konuş. Zamanla bunların hiçbirisi olmayacak eminim.
Çoook güzel yazmışsın fena begendim, ellerine sagliik🫶🏻😻😻 ben de kendimden ve kendi surecimden bahsetmek istiyorum; ben onceleri konusmaktan cekinen tek bir soz soylediginde bile eli ayagi titreyen bir insandim. Şuan oyle olmamasinin en buyuk sebebi sosyallesmeye mecbur oldugumu farketmem bi noktada. Insan sosyal bir varliktir ve bu devirde iyi firsatlar bulmak, dunyayi tanimak istiyorsaniz uzgunum ama insanlarla yakinlasmaya mecbursunuz. (bu arada sosyal kelebek olmaktan bahsetmiyorum, nitekim benim instagramim bile yoktur; daha çok sosyallesmeyi pek sevmeseniz de kendinizi belli zamanlar acmaniz gerektigini soyluyorum) İyi bir network kurmam, çok fazla insanla konuşup onlari tanimam gerekiyor ki hedeflerime giden yol benim icin daha az zor olsun. Bu başta size korkutucu gelebilir, hic tanimadiginiz insanlarla sohbet etmek, gezmek, yakin bir bag kurmak.. ama bunu yapmaya basladiginizda ne kadar iyi hissedeceginizi tahmin bile edemezsiniz. Diger insanlarla (yani hic tanimadigim, benle alakasi olmayan kisilerle) ilk sohbet kurmaya basladigim zamanlarda geceleri uyuyamiyordum cunku kipir kipirdim, bana mukemmel bir hayat enerjisi ve ozguven veriyordu, resmen uyumak istemiyordum. Çünkü korktugunuz seylerin ustune gitmek sizi innnanilmaaz gelistiriyor ve en onemlisi de mutlu oluyorsunuz. Suan birkac seneki halimi taniyamaz oldum, o kadar soyluyorum. Ve şuan bulundugum ortamda tanidigim insanlar disinda da uzun sureli arkadaslik kurdugum bircok yabanci arkadasim var. Bunun sebebi, başta sosyallesmeye karsi korkumu yendikten sonra insanlarin hayatlarini, perspektiflerini ne kadar merak ettigimi fark etmis olmam. (bu herkes için geçerli olmak zorunda değil) Ornegin, bir ulkeyi merak ediyorsam onu o ulkede yasayan kisiden bizzat dinlemek bana inanilmaz bir ogrenme hevesi katiyor, daha da fazla konusmak, sohbet etmek istiyorum. Ben bu sayede hem insanlara karsi onyargimi hem de yabanci dilimi gelistirdim, insanlarla kisa sohbetler kurabilmeyi, niyetlerini okuyabilmeyi ogrendim. Ve genel kulturunuz de cok fazla gelisiyor say say bitmez yani:) Yanii konuya baglayacak olursam, bu birikim size ortamlarda konusma cesaretini asilayan yegane unsur. Korkularinizin ustune gidin, cekindiginiz birine selam vermekle, bir panelde kisa bir gorev almakla baslayin gerisi gercekten geliyor. Lakin gercekten hevesli olmaniz gerek, yalnizca sosyal medyadan gorup motive olmussaniz bu surec cok uzun surmeyecektir. Ya benim durumum gibi bir zorunluluk olmali ya da iciniz de buyuk bir istek olmali. Ortamlarda konusma konusunda ise; en durust yaklasimim su ki triplere falan girmeyin. Yok simdi rezil olmayayim yok sunu tam bilmiyorum emin degilim konusmayayim.. bu insani yetmis yil yaslandirir. Bazen o ortamdaki aptal olmayi kabullenmeniz lazim; sesiniz catlar, diliniz surcer, bir konuda size kimse katilmaz, yaptiginiz sakaya kimse gulmez.. Lakin o an kendinize bakip gulebilecek ozguveniniz varsa kimse sizi yenemez arkadaslar. Imajinizi falan dusunmeyin, bazen cok kotu bir haldeyken bile konusma yapmak zorunda kalacaksiniz. Yaptıgınız konusmalari kafanizda dondurup durmayin, inanin kimsenin aklinda o kadar da yer tutmuyor. Diğer bir önerim ise, hata yapmaktan korkuyorsanız bilerek hata yapın. Saçma geliyor belki ama yaptıktan sonra ne kadar rahatlayacağınızı kendiniz göreceksiniz. Bu şekildee🫶🏻
Ne kadar değerli bir yorum bu yaptığın. İnanılmaz ilham aldım. Bilerek hata yapın dedin ya en sonda, sadece bu tutuma apayrı bir yazı yazılır, sadece bu hedef için ayrıca çalışılır… Çok haklısın. Elleri terleyen bir arkadaşım vardı, ona ayrı yorumu yapmıştı psikoloğu. Çok terletmeye en çok terletmeye uğraş elini diye… Bir yerden sonra her şey yoluna giriyor ve insan korkarak çekindiği zamanlara yanıyor gerçekten.
Oldukça akıcı ve bilmeyenler için faydalı bir paylaşım olmuş. Ancak ben bu yazıdaki hemen her bilgiyi zaten biliyordum, çoğu kişinin de bildiğini tahmin ediyorum. Bana pek bir şey katmadı, ancak eminim ki bunları bilmeyen insanlar da vardır.
İhtiyacım olduğu nu kabul etmek le beraber kafamda adını koyduğum veye bildiğim isimlendiremediğim ve benzer konuların aşırı derecede yazma isteği ve öte yanda aksini savunan iç sesim mi desem şu şekilde ( sen kim bişey Leer yazmak kim ilkokul mezunu ve sayılı tembellerindendin 7 sene uğraştın 5 şinnci sınıf karneni almak için bana diyor ve okuyan yazan gerçek tende yazmayı hak eden insanlar ve yazarlar varken dediği zaman şu anda da olduğu gibi kafamı hafifi hafif kaşıyıp bişey yokmuş gibi devam ediyorum diyemem bu döngü gelip geçmedi takılı kaldı gibi ve anlatamadığım yazma isteği
Bana bir öneride bulunmanız olumlu olumsuz biraz işimi kolaylaştırır
Bunu yazma cesareti ni her nekadar sizden yazdık larınız dan almış olsam da
İçimden gelen şu özür dilerim sayfanızı gereksiz yere çizdiğim için
Tamamen görmezden de gelebilirsiniz silebilirsiniz
ne kadar güzel denk gelmişsiniz yazımla. çok sevindim size fayda sağlayabildiğine. yazmak öğrenilebilir bir şey demeliyim öncelikle. iyi yazmak da öyle. benjamin franklin olması lazım, beğendiği yazıları okuduktan sonra hiç bakmadan hatrında kaldığı kadarıyla baştan sona yazarmış. ne zaman orijinal yazarından daha etkili daha duygulu yazdığına ikna olursa o zaman bir sonraki yazı için aynı şeyi yaparmış. önerebileceğim en iyi şey sürekli, sıklıkla yazmanız olur. sonra da beğendiğiniz yazıları asıl yazarından daha iyi yazana kadar kendi kelimelerinizle, yazmaya devam etmek olur. kaleminiz güçlü olsun 🙏
dergimiz bilim, moda ve edebiyat etrafında dönüyor ama onları büyük tanımlar gibi değil, hissettiğimiz şeyler gibi ele alıyoruz. gecenin ortasında gelen düşünceler, küçük fark edişler, yazmadan duramadığın cümleler.
dergimiz bir kamu dergisi. yani bu alan herkesin.
her ay yeni bir tema ile ilerliyoruz.
şu anda ilk temamızdayız.
başlangıç.
bir şeyin ilk hâli. doğuşu. eşiği. yeniden denemek. sıfır noktası.
başlamanın kendisi.
bilimi merakla
modayı sezgiyle
edebiyatı kalpten yazıyorsan
bu tema senin olabilir.
gönderdiğin yazılar yalnızca dijitalde kalmayabilir. seçilen metinler basılı dergide yer alacak.
kusursuz olmak zorunda değil. akademik olmak hiç değil.
sadece seni heyecanlandırması yeterli.
eğer uzun zamandır nereye ait olduğunu bilmediğin bir metnin varsa, bu bir işaret olabilir 🚶
Bunca zamandır Instagram ve benzer ortamlarda boşuna zihnimi kirletirken zamanımı da harcamisim. Bu platformda ilk yorumum ve ilk okumamda harika tespitler içeren bir özetle karşılaşmak sanırım bu mübarek gecenin büyük kazanimlarindan biri oldu bana.
üniversite birinci sınıf öğrencisiyim ve anksiyete konusunda çok zorlandığım bir dönemdeyim bildiğim şeyleri derslerde söylemeye çok çekiniyorum sunumlar benim için idam masası gibi ve b tipi olan ellerimin titremesi olsun kalp hızlanması olsun bildiğim her şeyi unutmam olsun ve o anlarda yoğun bir ağlama isteği olsun hepsini yaşıyorum anlattığınız şeyleri uygulamaya çalışacağım çok teşekkür ederim böyle bir yazı yazdığınız için ve böyle bir dönemdeyken yazınız karşıma çıktığı için.
spontane konuşmadaki başarı öğrenilebilen bir şey. yapa yapa, cesaret ede ede müthiş fark yaratan bir süreç. bu durumun farkında olup geliştirmek için cesaret göstermeniz çok çok çok kıymetli. gerisi zaten gelecek. hayattaki her adımınız başarı getirsin 🙏
Mükemmel konuşmayı yapmaya çalışırken hiç konusamayarak neredeyse 1 yıl geçirdim. Her sosyallestigim günün sonu kendi adıma utanc duyduğum ve yetersizlik hisleriyle bitti. Sonra çok yol aldım ama hala bile bazen kendimi kukla gibi hissediyorum. Bedenim olan bu kuklayi konusturmak zorundayım...Yazınız benim için öğretici ve "yalnız degilmisim" dediğim bir yazı idi. Teşekkürler.
Eğer yakın arkadaşım olsaydınız ve bana bunu söyleseydiniz kendinize çok yüklendiğinizi ve kendinizi biraz küçülttüğünüzü söylerdim bunu diyerek. Demeyin. Kendinizi o aklınızdaki muhteşem versiyonununuzdaymışsınız gibi görün hep. Böyle görerek aksiyon alın. Siz bunu yapmazsanız kimse sizin için yapmayacak. Kimse muhteşem konuşarak doğmuyor. Herkes öğreniyor. Hayat zaten öğrenmenler üzerine kurulu muhteşem bir yolculuk. O yolda kendinizin elinden sımsıkı tutun. Cesaretle, özgüvenle, mutlulukla yürüyün 🌸
🙏🏻🤍
Kafamda hallediyorum bu kaygı olayını,yani insanların beni yargılamasından veya hata yapmaktan çekinmiyorum ama bedenimi kontrol edemiyorum.Ellerim,bacaklarım titriyor vücudum kasılıyor derin bir nefes alıyorum yavaşça veriyorum tamam iyiyim diyorum sonra tekrar titremeye başlıyorum,daha ne yapicam düzelticem bilmiyorum.
“Bir sonraki konuşmanız” isimli bir kitap var. Jefferson Fisher yazarı. Şu an okuyorum. Bittiğinde onunla ilgili de yazacağım ama çok iyi gelebilir sana da. Kitapta çok güzel tavsiyeler var. İlk cümleniz nefesiniz olsun diyor mesela, biz nedense hızlı yanıt vermeye odaklanmışız. Sanki hızlı hemen cevap verince konuya daha hakim göründüğümüze inanıyoruz. Yanıt vermeden önce bir nefes almak ve aldığımızdan daha uzun sürede nefesi geri vermek çok önemli. Ama sana şunu demek isterim, hata yapmak için konuş bence. İnsanlar seni yargılasın diye konuş. Hiç çekinme. Kekelemek için konuş. Zamanla bunların hiçbirisi olmayacak eminim.
Bunu okumak o kadar iyi geldi ki bu konuda yalnız olmadığımı ve kendimi geliştirebileceğimi hatırlattı teşekkürler <3
ne kadar bir yorum, fayda sağladığını görmek mutlu etti 🙏🌸
Kitabı mutlaka okuyacağım teşekkürler
Aslında ne kadar güzel bir iskeleti varmış; hazırlıksız kendiliğinden yapılan konuşmanın...
Harika... Teşekkürler.
🙏
Çoook güzel yazmışsın fena begendim, ellerine sagliik🫶🏻😻😻 ben de kendimden ve kendi surecimden bahsetmek istiyorum; ben onceleri konusmaktan cekinen tek bir soz soylediginde bile eli ayagi titreyen bir insandim. Şuan oyle olmamasinin en buyuk sebebi sosyallesmeye mecbur oldugumu farketmem bi noktada. Insan sosyal bir varliktir ve bu devirde iyi firsatlar bulmak, dunyayi tanimak istiyorsaniz uzgunum ama insanlarla yakinlasmaya mecbursunuz. (bu arada sosyal kelebek olmaktan bahsetmiyorum, nitekim benim instagramim bile yoktur; daha çok sosyallesmeyi pek sevmeseniz de kendinizi belli zamanlar acmaniz gerektigini soyluyorum) İyi bir network kurmam, çok fazla insanla konuşup onlari tanimam gerekiyor ki hedeflerime giden yol benim icin daha az zor olsun. Bu başta size korkutucu gelebilir, hic tanimadiginiz insanlarla sohbet etmek, gezmek, yakin bir bag kurmak.. ama bunu yapmaya basladiginizda ne kadar iyi hissedeceginizi tahmin bile edemezsiniz. Diger insanlarla (yani hic tanimadigim, benle alakasi olmayan kisilerle) ilk sohbet kurmaya basladigim zamanlarda geceleri uyuyamiyordum cunku kipir kipirdim, bana mukemmel bir hayat enerjisi ve ozguven veriyordu, resmen uyumak istemiyordum. Çünkü korktugunuz seylerin ustune gitmek sizi innnanilmaaz gelistiriyor ve en onemlisi de mutlu oluyorsunuz. Suan birkac seneki halimi taniyamaz oldum, o kadar soyluyorum. Ve şuan bulundugum ortamda tanidigim insanlar disinda da uzun sureli arkadaslik kurdugum bircok yabanci arkadasim var. Bunun sebebi, başta sosyallesmeye karsi korkumu yendikten sonra insanlarin hayatlarini, perspektiflerini ne kadar merak ettigimi fark etmis olmam. (bu herkes için geçerli olmak zorunda değil) Ornegin, bir ulkeyi merak ediyorsam onu o ulkede yasayan kisiden bizzat dinlemek bana inanilmaz bir ogrenme hevesi katiyor, daha da fazla konusmak, sohbet etmek istiyorum. Ben bu sayede hem insanlara karsi onyargimi hem de yabanci dilimi gelistirdim, insanlarla kisa sohbetler kurabilmeyi, niyetlerini okuyabilmeyi ogrendim. Ve genel kulturunuz de cok fazla gelisiyor say say bitmez yani:) Yanii konuya baglayacak olursam, bu birikim size ortamlarda konusma cesaretini asilayan yegane unsur. Korkularinizin ustune gidin, cekindiginiz birine selam vermekle, bir panelde kisa bir gorev almakla baslayin gerisi gercekten geliyor. Lakin gercekten hevesli olmaniz gerek, yalnizca sosyal medyadan gorup motive olmussaniz bu surec cok uzun surmeyecektir. Ya benim durumum gibi bir zorunluluk olmali ya da iciniz de buyuk bir istek olmali. Ortamlarda konusma konusunda ise; en durust yaklasimim su ki triplere falan girmeyin. Yok simdi rezil olmayayim yok sunu tam bilmiyorum emin degilim konusmayayim.. bu insani yetmis yil yaslandirir. Bazen o ortamdaki aptal olmayi kabullenmeniz lazim; sesiniz catlar, diliniz surcer, bir konuda size kimse katilmaz, yaptiginiz sakaya kimse gulmez.. Lakin o an kendinize bakip gulebilecek ozguveniniz varsa kimse sizi yenemez arkadaslar. Imajinizi falan dusunmeyin, bazen cok kotu bir haldeyken bile konusma yapmak zorunda kalacaksiniz. Yaptıgınız konusmalari kafanizda dondurup durmayin, inanin kimsenin aklinda o kadar da yer tutmuyor. Diğer bir önerim ise, hata yapmaktan korkuyorsanız bilerek hata yapın. Saçma geliyor belki ama yaptıktan sonra ne kadar rahatlayacağınızı kendiniz göreceksiniz. Bu şekildee🫶🏻
Ne kadar değerli bir yorum bu yaptığın. İnanılmaz ilham aldım. Bilerek hata yapın dedin ya en sonda, sadece bu tutuma apayrı bir yazı yazılır, sadece bu hedef için ayrıca çalışılır… Çok haklısın. Elleri terleyen bir arkadaşım vardı, ona ayrı yorumu yapmıştı psikoloğu. Çok terletmeye en çok terletmeye uğraş elini diye… Bir yerden sonra her şey yoluna giriyor ve insan korkarak çekindiği zamanlara yanıyor gerçekten.
Çok teşekkür ederim, geri dönüş yapmanız da benim için cok değerliydi🫶🏻
Hayatıma bir şeyler katan bir yazı oldu. Gerçekten dinlemek, günümüz dünyasında en önemli gereksinim
Gerçekten işe yarayabilecek öneriler, özellikle evet ve … metodu yalnızca profesyonel bir konuşmada değil arkadaşlık için de kıymetli buldum
Çok faydalı bir yazı. Özellikle Yanlış isimlendirme oyununu çok sevdim, bir de “evet ve..” methodunu. Biri eğlenceli diğeri ise empatik.
eline saglık hocam ya çok yararlı olmuş cokk teşekkür ederim
Çalıştaylara katılan biri olarak o kadar işime yariyacakki teşekkür ederim
Oldukça akıcı ve bilmeyenler için faydalı bir paylaşım olmuş. Ancak ben bu yazıdaki hemen her bilgiyi zaten biliyordum, çoğu kişinin de bildiğini tahmin ediyorum. Bana pek bir şey katmadı, ancak eminim ki bunları bilmeyen insanlar da vardır.
teşekkür ederim
Değerli bilgi için
İhtiyacım olduğu nu kabul etmek le beraber kafamda adını koyduğum veye bildiğim isimlendiremediğim ve benzer konuların aşırı derecede yazma isteği ve öte yanda aksini savunan iç sesim mi desem şu şekilde ( sen kim bişey Leer yazmak kim ilkokul mezunu ve sayılı tembellerindendin 7 sene uğraştın 5 şinnci sınıf karneni almak için bana diyor ve okuyan yazan gerçek tende yazmayı hak eden insanlar ve yazarlar varken dediği zaman şu anda da olduğu gibi kafamı hafifi hafif kaşıyıp bişey yokmuş gibi devam ediyorum diyemem bu döngü gelip geçmedi takılı kaldı gibi ve anlatamadığım yazma isteği
Bana bir öneride bulunmanız olumlu olumsuz biraz işimi kolaylaştırır
Bunu yazma cesareti ni her nekadar sizden yazdık larınız dan almış olsam da
İçimden gelen şu özür dilerim sayfanızı gereksiz yere çizdiğim için
Tamamen görmezden de gelebilirsiniz silebilirsiniz
ne kadar güzel denk gelmişsiniz yazımla. çok sevindim size fayda sağlayabildiğine. yazmak öğrenilebilir bir şey demeliyim öncelikle. iyi yazmak da öyle. benjamin franklin olması lazım, beğendiği yazıları okuduktan sonra hiç bakmadan hatrında kaldığı kadarıyla baştan sona yazarmış. ne zaman orijinal yazarından daha etkili daha duygulu yazdığına ikna olursa o zaman bir sonraki yazı için aynı şeyi yaparmış. önerebileceğim en iyi şey sürekli, sıklıkla yazmanız olur. sonra da beğendiğiniz yazıları asıl yazarından daha iyi yazana kadar kendi kelimelerinizle, yazmaya devam etmek olur. kaleminiz güçlü olsun 🙏
hi
çok güzel yazılar arıyoruz.
ve evet bu gerçek.
dergimiz bilim, moda ve edebiyat etrafında dönüyor ama onları büyük tanımlar gibi değil, hissettiğimiz şeyler gibi ele alıyoruz. gecenin ortasında gelen düşünceler, küçük fark edişler, yazmadan duramadığın cümleler.
dergimiz bir kamu dergisi. yani bu alan herkesin.
her ay yeni bir tema ile ilerliyoruz.
şu anda ilk temamızdayız.
başlangıç.
bir şeyin ilk hâli. doğuşu. eşiği. yeniden denemek. sıfır noktası.
başlamanın kendisi.
bilimi merakla
modayı sezgiyle
edebiyatı kalpten yazıyorsan
bu tema senin olabilir.
gönderdiğin yazılar yalnızca dijitalde kalmayabilir. seçilen metinler basılı dergide yer alacak.
kusursuz olmak zorunda değil. akademik olmak hiç değil.
sadece seni heyecanlandırması yeterli.
eğer uzun zamandır nereye ait olduğunu bilmediğin bir metnin varsa, bu bir işaret olabilir 🚶
yazını ve minicik bir bioyu
ecrinkavak888@gmail.com üzerinden bize bırak.
okuyoruz. gerçekten.
ve yazmanın hâlâ kalbi hızlandırdığına inanıyoruz.