Hande, birinci ve ikinci bölümleri okurken aldığım notlardan bende kalan en önemli düşünce şu oldu:
Büyük bir hedef belirlemek yalnızca ulaşılacak noktayı seçmek değil, o hedefe ulaşabilecek insana dönüşme sürecini başlatmak anlamına geliyor. Bu nedenle asıl soru sadece “Bu hedefe nasıl ulaşırım?” değil, “Bu hedefe ulaşabilmek için nasıl birine dönüşmem gerekiyor, bunun için hangi yeteneklere sahip olmam gerekiyor?” olmalı.
Hamming’in “önemli problemler” ve “büyük düşünme zamanı” yaklaşımı da beni çok etkiledi. Haftada en az bir kez gündelik işlerden uzaklaşıp büyük hedefleri düşünmek, ardından rutinleri ve öncelikleri bu hedeflerin etrafında yeniden düzenlemek gerekiyor. Büyük düşünmekten korkmamak lazım. En kötü ihtimalle hedefe ulaşamayız ama o yolda geliştirdiğimiz beceriler bizi başka büyük hedeflere hazırlayabilir.
Bir diğer önemli çıkarımım, düşünmenin başlı başına geliştirilmesi gereken temel bir beceri olduğu. Okuma, yazma, sentezleme, tartışma ve harekete geçme süreçlerinin tamamı düşünceyi beslemeli. Büyük sonuçlar ise çoğu zaman mikro düzeydeki küçük mekanizmaların, alışkanlıkların ve ayrıntıların bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.
“İyi bir iş yapmak yetmez, onu satmak da gerekir” düşüncesi de benim için önemliydi. Satışla daha barışık olmam ve yaptığım işi görünür hâle getirmem gerekiyor. Çünkü amaç yalnızca ürün satmak değil, ürettiğim fikirlerin daha fazla insana ulaşmasını ve insanlarda bir farkındalık oluşturmasını sağlamak.
Sistemle sürekli savaşmak yerine sistemin kurallarını anlamak da önemli. Hayat her zaman adil değil. Sürekli her şeyde adalet aramak ciddi enerji tüketiyor. Esnek olmak, oyunun kurallarını kabul etmek ve buna rağmen kendi hedefime doğru ilerlemek daha rasyonel görünüyor.
Kıyafetin ve dış görünüşün ilk temasta ne kadar önemli olduğunu, yaptığın işinle ilişkili olması gerektiği konusu da güzel bir hatırlatma yaptı. Dün bu arada bu konuyu Hasan Başusta ile yürüyüş yaparken de ele aldık :)
Son olarak Lindy etkisi üzerinden kendi çalışmalarımı düşündüm. Üzerinde çalıştığım fikirlerin geçici trendlere değil, klasik eserlere, uzun yıllardır varlığını sürdüren eğitim yaklaşımlarına ve temel insan becerilerine dayandığı için uzun ömürlü olacağını fark etmem çalışmalarıma yoğunlaşmam için daha fazla motive oldum :)
Iki bolumu de ard arda okumaktan alikoyamadim kendimi tesekkur ederim kendi adima, e postama dusmustu ve tekrar tekrar hatirlamak, harekete gecmeye yardimci olmak icin okunur ❤️
Gerçekten tekrar tekrar okudukça başka şeyler görüyor insan, sarı ile highlight ettiklerim bunlardı kendi adıma. Size de dokunabildiyse ne mutlu bana 🙏
Merakla okudum, geri dönüp tekrar tekrar okuyacağım kesin ☺️✨ çok teşekkürler 💌
Hande, birinci ve ikinci bölümleri okurken aldığım notlardan bende kalan en önemli düşünce şu oldu:
Büyük bir hedef belirlemek yalnızca ulaşılacak noktayı seçmek değil, o hedefe ulaşabilecek insana dönüşme sürecini başlatmak anlamına geliyor. Bu nedenle asıl soru sadece “Bu hedefe nasıl ulaşırım?” değil, “Bu hedefe ulaşabilmek için nasıl birine dönüşmem gerekiyor, bunun için hangi yeteneklere sahip olmam gerekiyor?” olmalı.
Hamming’in “önemli problemler” ve “büyük düşünme zamanı” yaklaşımı da beni çok etkiledi. Haftada en az bir kez gündelik işlerden uzaklaşıp büyük hedefleri düşünmek, ardından rutinleri ve öncelikleri bu hedeflerin etrafında yeniden düzenlemek gerekiyor. Büyük düşünmekten korkmamak lazım. En kötü ihtimalle hedefe ulaşamayız ama o yolda geliştirdiğimiz beceriler bizi başka büyük hedeflere hazırlayabilir.
Bir diğer önemli çıkarımım, düşünmenin başlı başına geliştirilmesi gereken temel bir beceri olduğu. Okuma, yazma, sentezleme, tartışma ve harekete geçme süreçlerinin tamamı düşünceyi beslemeli. Büyük sonuçlar ise çoğu zaman mikro düzeydeki küçük mekanizmaların, alışkanlıkların ve ayrıntıların bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.
“İyi bir iş yapmak yetmez, onu satmak da gerekir” düşüncesi de benim için önemliydi. Satışla daha barışık olmam ve yaptığım işi görünür hâle getirmem gerekiyor. Çünkü amaç yalnızca ürün satmak değil, ürettiğim fikirlerin daha fazla insana ulaşmasını ve insanlarda bir farkındalık oluşturmasını sağlamak.
Sistemle sürekli savaşmak yerine sistemin kurallarını anlamak da önemli. Hayat her zaman adil değil. Sürekli her şeyde adalet aramak ciddi enerji tüketiyor. Esnek olmak, oyunun kurallarını kabul etmek ve buna rağmen kendi hedefime doğru ilerlemek daha rasyonel görünüyor.
Kıyafetin ve dış görünüşün ilk temasta ne kadar önemli olduğunu, yaptığın işinle ilişkili olması gerektiği konusu da güzel bir hatırlatma yaptı. Dün bu arada bu konuyu Hasan Başusta ile yürüyüş yaparken de ele aldık :)
Son olarak Lindy etkisi üzerinden kendi çalışmalarımı düşündüm. Üzerinde çalıştığım fikirlerin geçici trendlere değil, klasik eserlere, uzun yıllardır varlığını sürdüren eğitim yaklaşımlarına ve temel insan becerilerine dayandığı için uzun ömürlü olacağını fark etmem çalışmalarıma yoğunlaşmam için daha fazla motive oldum :)
Teşekkür ederim harika paylaşımların için.
Iki bolumu de ard arda okumaktan alikoyamadim kendimi tesekkur ederim kendi adima, e postama dusmustu ve tekrar tekrar hatirlamak, harekete gecmeye yardimci olmak icin okunur ❤️
Gerçekten tekrar tekrar okudukça başka şeyler görüyor insan, sarı ile highlight ettiklerim bunlardı kendi adıma. Size de dokunabildiyse ne mutlu bana 🙏