Ben çocukken hiç cumhurbaşkanı olmayı istemedim. Kardeşim de istemedi. Bizim bu kadar büyük hayallerimiz olmadı.
Araştırmaya göre çocukların meslek seçiminde aileleri çok büyük etken oluyor. Kahvaltı sofralarındaki sohbete dahil olmak isteyen çocuklar, kendilerini de bu sofralarda konuşulan konulara yakın hissetmeye başlıyor ve meslek seçimlerini bu yönde yapıyor. Annesi babası doktor olan bir çocuğun doktor olması diğer çocuklara göre 25 kat daha olasıyken, aynı eğitim fırsatları sunulan bir sokak çocuğunun doktor olma olasılığı, bu kadar büyük bir hayali kurmaması sebebiyle oldukça düşük olabiliyor.
Çoğu insan mükemmel şeyler başaramıyor çünkü mükemmel şeyler başarmayı denemiyor çünkü kendilerini mükemmel şeyler başaracak birisi gibi görmüyor. Bu durumun en büyük sebebi toplumun gözünde -ve dolaylı olarak kendi gözümüzde- mükemmel şeyler başaracak statüde olmayışımız.
Kahraman Lisansı
"Kahraman lisansı" kavramı, insanların belirli bir statü veya yetkiye sahip olmadan "kahramanca" eylemlerde bulunmakta çekingen davrandığını ifade ediyor. İddiali hedefler peşinde koşabilmek için, toplum nezdinde belli bir statüde olmayı gerektiriyor.
Bu çekingenlik, toplum tarafından dayatılan sınırlamalar ve beklentilerden kaynaklanıyor. Toplum bu sınırlamaları ve beklentileri “dışarıdan bakış açısı” yorumlarıyla dayatıyor.
"Dışarıdan bakış" açısı ise, bir bireyin veya girişimin potansiyelini değerlendirirken, o bireyin ait olduğu grubun genel performansını ve başarı oranlarını temel alıyor.
Yani çevrenizde çok başarılı iş kurmuş birileri yoksa sizin bunu yapma olasılığınız çok düşük, çünkü iş kuranları çoğu “bu ekonomide” battı, ayrıca sizin daha önce hiç iş kurmuşluğunuz bile yok.
Görüldüğü gibi bu yaklaşım, genellikle istatistiksel verilere ve referans sınıflarına dayanarak, bireysel farklılıkları ve potansiyeli göz ardı edebiliyor.
Çoğu insanın mükemmel şeyler başaramamasının altında yatan nedenlerden biri, "dışarıdan bakış" ve "kahraman lisansı" gibi kavramların yarattığı toplumsal baskı ve sınırlamalar olabilir. Bu kavramlar, insanların kendilerine olan güvenini azaltarak, "mükemmel şeyler başarabilecek biri" olarak görmelerini engelliyor ve bu tür hedeflere yönelmelerini zorlaştırıyor olabilir. Bu tür toplumsal engelleri aşmak ve insanların potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koyabilmek için, "dışarıdan bakış" açısının sorgulanması, dışarıdan bakış yerine “içeriden bakışa” odaklanıp, kişisel merakı ve potansiyeli görmeli ayrıca "kahraman lisansı" gibi dayatılmış sınırların reddedilmesi gerekiyor.
Belki babanız Charles Darwin olsaydı, sadece bilim insanı olmakla kalmaz, büyük teoriler ortaya atar, yapılamayacak deneylerin peşine düşer, birçok konu hakkında spekülasyon yaratabilirdiniz. Çözülememiş herhangi bir problemin varlığı sizi korkutmaz, normal insanların bu tür konularla ilgilendiğini düşünürdünüz. Sizin normaliniz bu olurdu çünkü.
Belki de babamız cumhurbaşkanı olmamasına rağmen tüm bu statü saçmalıklarını ve toplumsal sınırlamaları redderek cumhurbaşkanı bile olabiliriz.



