İşiniz her ne olursa olsun, sonuca ulaşmanın üç şekli var:
Anlık gelen motivasyonla iş yaparak dağınık şekilde sonuca ulaşmak (çoğumuz?)
Yapılması gereken görevleri alıp bunları tekrarlanabilir, öngörülebilir bir formata dönüştürerek doğrusal bir şekilde sonuca ulaşmak.
Adımları bir döngü haline getirip, her bir sonucu bir önceki girdinin olağan bir çıktısı halinde kendi kendine dönebilen bir çark yaratarak sonuca ulaşmak.
Bugün konumuz bu çarklar.
Çark teorisinden bahsetmek istiyorum çünkü bunu sadece iş hayatınızda değil, kendi hayatınızda kullanabileceğinizi düşünüyorum. Amacımız hayatımızı hep bir önceki günden daha iyi bir versiyonuna taşımaksa, bunu kendi kendine dönebilecek momentumu yakalamış bir çarkla gerçekleştirmek işimizi oldukça kolaylaştıracaktır, zira her defasında iyi bir şeyler yapmak için gereken motivasyonu bulmak bu dünya şartlarında gittikçe zorlaşıyor.
Çark teorisine başlamadan önce çok minik bir temel oluşturmama ve size döngülerden bahsetmeme izin verin.
Döngüler soyut kavramlardır ve ilk anda farkedilmeleri zordur. Ama yaşadığımız karmaşık sistemin içindeki en önemli aktörler de döngülerdir. Çünkü döngüler, sistem içindeki aktörlerin birbiriyle olan ilişkisini tanımlayan en önemli bileşenlerdir. Sistem teorisinde iki önemli döngü vardır:
Dengeleyici (balancing) geribildirim döngüsü
Güçlendirici (reinforcement) geribildirim döngüsü
Dengeleyici geribildirim döngüsü
Bunlar dengelemeyi hedefleyen, bir amaç arayan, düzenleyici döngülerdir.
Amaç: Bir stoğu belirli bir değerde veya değer aralığında tutmaktır.
Davranış: Sisteme dayatılan her türlü değişim yönüne karşı koyar veya tersine çevirirler. Bu nedenle, hem istikrarın hem de değişime direncin kaynağıdırlar.
Örneğin bir termostatın oda sıcaklığını istenen seviyede tutmak için ısı artırması ya da ısıyı kesmesi veya vücudun ısısını belli bir aralıkta tutmak için terleme ya da titreme davranışları sergilemesi, satış oldukça eriyen stoğu artırmak için üretime geçen fabrikalar… Her biri dengeleyici döngülere örnektir.
Güçlendirici geribildirim döngüsü
Bunlar yükseltici, pekiştirici, kartopu etkisi yaratan döngülerdir.
Amaç: Sisteme dayatılan değişim yönünü pekiştirmektir.
Davranış: Kontrol edilmediği takdirde üstel büyümeye veya tersine, çöküşlere yol açarlar.
Benim favorim olan güçlendirici geribildirim döngüsü bir stoğun kendisini güçlendirme veya yeniden üretme yeteneğine sahip olduğu her yerde bulunur. Bankadaki faiz getiren bir hesap gibi, ne kadar çok para varsa, o kadar çok faiz kazanılır, bu da parayı artırır. Ya da bir salgının yayılması örneğini verebiliriz, ne kadar çok kişi grip olursa, o kadar çok kişi başkalarına bulaştırır. Ya da nüfus örnek olarak verilebilir, ne kadar çok insan varsa, yeni doğumlar da o kadar artacaktır.
Çark teorisi
Güçlendirici geribildirim tanımına en uygun teorilerden biri olan çark teorisinde de amacımız bir kartopu etkisi yaratan bu döngüyü kurmak olmalıdır.
Yazının başında belirttiğim 3 iş yapma şeklinin -motivasyonla gelen düzensiz iş yapış şekli, aynı formatın tekrarlanarak uygulanmasıyla yapılan doğrusal iş yapış şekli ve kendi kendine dönebilecek momentumu sağlayan bir çark ile döngüler yaratılmış iş yapma şekli- en optimal olanıdır.
Eğer bir iş yeri dağınık çalışıyorsa doğrusal yola geçmeyi, doğrusal çalışıyorsa da bunu dönen bir çarka dönüştürmeyi hedeflemelidir. İnsan da böyle çalışmalı bence. Eğer dağınıksanız, doğrusal olmayı, doğrusalsanız döngü yaratmayı düşünerek versiyonunuzun en iyi haline gelmeyi hedeflemelisiniz.
Nasıl?
Bir sürecin gerçekten dönen bir çark olarak tanımlanabilmesi için, üç önemli yasaya uyması gerekir. Bu yasalar, çarkın neden optimal yol olduğunu da açıklar:
1. Akış: Her bir adım sorunsuz bir şekilde birbirine akmalıdır ve döngü kapanmalıdır; her adım, bir önceki adımın mantıksal sonucu olmalıdır.
2. Kolaylık: Çarkın her bir dönüşü, bir önceki dönüşünden daha kolay olmalıdır.
3. Büyüme: Her bir dönüş, bir öncekinden daha fazla sonuç (daha fazla kullanıcı, daha fazla gelir vb.) üretmelidir.
Özellikle kolaylık ve büyüme yasalarının birleşimi, daha az çabayla daha fazla sonuç elde edilmesini sağlayan bir kartopu etkisi yaratır ve bu momentum, sonunda durdurulamaz bir güç noktasına ulaşabilir. (Bunun kontrol edilemez bi duruma gelmesi olayını başka bir yazıya sakladım.)
Örnek: Amazon Çarkı
Kadim bir inanışa göre, 2000’lerin başında Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, bir toplantı esnasında yanında bulduğu bir peçeteye bir çizim gerçekleştirir. Bu çizim Amazon’un muhteşem çarkını gösterir ve işte o gün, Amazon sınırsız büyümesinin temellerini atar.
Çark temel olarak şu bileşenlerden oluşuyor:
Müşteri Deneyimi (Customer Experience): Amazon’un merkezinde bildiğimiz gibi harika müşteri deneyimi var. Her şeyin başlangıcı burası.
Trafik (Traffic): Daha iyi müşteri deneyimi daha çok müşteri getirir.
Satıcılar / İş Ortakları (Sellers/Third-Party Sellers): Daha çok müşteri demek daha çok satıcı demektir. Satıcılar, müşterinin çok olduğu yere yani Amazon platformuna katılmak ister.
Çeşitlilik (Selection): Satıcı sayısı artınca ürün çeşitliliği de artar. Bu da müşteri deneyimini tekrar iyileştirir.
Düşük Maliyet Yapısı / Fiyat (Lower Cost Structure / Lower Prices): Bu çark döndükçe maliyetler düşer, fiyatlar daha ucuz ve rekabetçi olur. Bu da tabii ki kullanıcı deneyimini iyileştirmeye devam eder.
Çark teorisi her sektöre, her işe ya da kendi hayatınızda gerçekleştirmek istediğiniz her projeye uygulanabilir.
Döngüler, içinde yaşadığımız sistemin vazgeçilmez parçalarıdır. Kendi döngümüzü oluşturmak, ya da başkalarının oluşturduğu döngülerin önemli parçaları olmak…
Seçim her zaman bizim elimizde değil mi?
Hande.





Harika bir yazıydı teşekkür ederim, böylesine konular o kadar ilgi çekici ki olaylara bakış açımızın derinleşmesine yardımcı oluyor ve bir ekosistemin gereklilklerini gözler önüne seriyor adeta.