Merhaba!
Galaksi rehberimizde bu hafta ilgimi çekenler;
📚Okuduklarım:
Bu kitabı ne kadar övsem az…
Her pazar epostalarınıza gelen uzun yazılarımın çoğunda kullandığım “Adler’in dediği gibi” referanslarının çoğunun bu kitaptan olduğunu söylemeliyim.
Kitapta bir filozof ve genç bir adamın, Freud ve Jung’la birlikte olmak üzere ama en çok Adler’in önünü açtığı yolda deneyimledikleri bir beyin fırtınası anlatılıyor. Gencimiz aklında binlerce soruyla, hayatta uğradığı tüm “haksızlıklarla”, suçladığı tüm insanlarıyla filozofumuzun kapısını çalar ve konuşmaya başlarlar. Gencin sorduğu soruların çoğunda kendimi gördüm. Filozofun yanıtlarını tekrar tekrar okumak için kitabı hep elimin altında tutuyorum.
Duygularınızdan korkmadan yaşamak, geçmişinizin zincirlerinden kurtulmak, kendiniz olmak için önünüzdeki en büyük engele karşı yani kendinize karşı savaşınızdan galip çıkmak için muhteşem fikirler sunuyor.
Filozofumuzdan bir cümle:
“Adler psikolojisi cesaret psikolojisidir. Mutsuzluğunu geçmişine ya da çevrene yıkamazsın. Aslında beceriksiz değilsin. Sadece yeterli cesaretin yok. Mutlu olma cesaretin eksik de denebilir.”
🎧 Dinlediklerim:
Kitaplarımı okumaktan müthiş bir zevk alıyorum. Sade ve sadece saatlerce kitap okuyabilirim mesela.
Ama hayat bu değil dostlarım… Köşeme çekilip sadece kitap okuyarak kendimi yaşamaktan alıkoyamam. Okunacak çok kitap var ve zaman çok az. O yüzden seçtiğim ve beni çok etkileyen bazı kitapları tekrar tekrar hatırlamak, durmak, üzerine düşünmek, neredeyse o fikir üzerinde meditasyon yapmak için uzun süredir hayatıma kattığım bir uygulama daha var. Storytel’de seçtiğim, bu “benim için özel” kitaplarımı dinleyebiliyorum.
Kendinle Savaşma Cesareti isimli kitabı da fırsat buldukça Storytel’de de dinlemeye devam ediyorum. Yolculuk ederken, yürüyüş yaparken ya da el oyalayıcı bir işle meşgulken bile dinleyebiliyorum. Storytel’deki seslendirmesi de oldukça başarılı. Sadece bu kitap için değil genel olarak Storytel’i de hayatınıza bir rutin olarak ekleyebilirsiniz.
📺 İzlediklerim:
Netflix’de Chef’s Table Legends isimli bir belgesele denk geldim. Jamie Oliver’ın konuk edildiği ilk bölümü izledim. Jamie Oliver’ın kimseyi umursamadan, kendi “doğru bildiği” yolda ilerlemesini ve bu yolda başardığı müthiş projelerini çok sevdim.
Pek mini de olmayan baya baya bir spoiler:
Jamie Oliver çocukluğunda teşhis edilememiş disleksi nedeniyle okula büyük zorluklar yaşamış, 33 yaşına kadar kitap okuyamamış bugün hala bu konuda farkındalık yaratan bir aktivist olarak tanımlıyor kendisini. Evet aşçı değil de önce aktivist.
Okuldaki sorunları sebebiyle yemek yapmaya tutunmuş.
Fifteen isimli bir restoran açmış. Kendisi gibi “okulda sorunları olan”, alkol, uyuşturucu problemleri olan ve ikinci bir şansa ihtiyacı olan 15 genç bularak, onlara yemek yapmayı öğretmiş ve sadece onların çalıştığı bu restoran 14 yıl boyunca müşterilerinden tam not almış.
Fifteen devam ederken Jamie Oliver isminde kaliteki malzemelerle pahalı olmayan yemekler yapmayı hedefleyen restoran zincirleri kurmuştur.
Restoran zincirleri devam ederken Jamie Oliver okuldaki yemekhanelerin yemeklerinin sağlıksızlığına kafayı takıp, 18 ay boyunca bir okulun yemekhanesindeki menüyü kendisi oluşturmuş, sadece kızartma isteyen çocuklara sağlıklı yemek yemeyi sevdirmiş, dönemin başbakanı Tony Blair’le görüşerek okul yemekhaneleri için fon ayrılmasının peşine düşmüştür ve bunu başarmıştır.
Tüm restoranlarını krizde kaybetmiştir ama hala bugün çocuklar için, yetişkinler için yemek yapmaya ve öğretmeye devam etmektedir.
Belgeselleri bu yüzden seviyorum. Jamie Oliver şüphesiz muhteşem bir insan değildir, hatta hangimiz öyleyizdir ama belli ki bir davası olan, bunun peşinden koşan ve bu yolda ilerlerken ilham olan bir insan... İlham almak için ve ilham olmak için izleyebilirsiniz.
🔬 Denediklerim:
Bu nedir ya? Kabul edelim, gelecek biraz korkunç olacak.
Higssfield AI profesyonel kullanım için tasarlanmış, pazarlama ekiplerinin, Fortune 500 şirketlerinin, stüdyo ve film yapımcılarının sinematik kalitede video oluşturduğu bir platform.
Girip baktığınızda bu nedir demeniz çok mümkün, fazla uyaranlı, kullanıcı deneyimi çok da basit olmayan bir platform ama minik bir video ile nasıl muhteşem sonuçlar alındığını görebilirsiniz.
🧘🏻♀️ Üzerine düşündüklerim:
Yukarıda da bahsettim ya, sürekli okumak sürekli tüketmek sürekli telefona bakmak değil de bazen bir söz, bir alıntı, bir kitap cümlesi üzerinde düşünmek gerekiyor diye, bu hafta üzerinde düşündüğüm bir alıntı paylaşmak istedim:
“Nothing in life is as important as you think it is, while you are thinking about it.”
“Hayatta hiçbir şey, onu düşündüğünüz an size göründüğü kadar önemli değildir.”
Hatta belki daha sade bir çeviri şu olabilir:
“Hiçbir şey onu düşündüğünüz andaki kadar önemli değildir.”



