Geçtiğimiz günlerde şirkette birlikte çalıştığım bir üst yöneticiden mentörlük aldım.
Aklımdaki soru hep aynı, nasıl daha iyi olabilirim, nasıl daha etkin olabilirim?
Verdiği cevap şöyle oldu:
Şirketin üzerinde çalıştığı en önemli projelerde kendine yer edin.
Bir sorun gördüğünde günü kurtarma sadece, çalışan bir mekanizma yarat.
Ben bir Ürün Müdürü olarak çalışmaktayım ve her gün onlarca karar alarak ürünümü yönlendirmeye çalışıyorum. Bu kararların bir kısmını mekanizma yaratabilmek için, bir kısmını da üzerinde çalıştığım projelerin sorunlarını daha efektif çözebilmek için kullanıyorum.
Bu sebeple olacak ki karar almak için uyguladığım metotlar benim hayatıma yön veriyor.
Bu methodlardan bir tanesi de “En önemli soruyu bulmak” üzerine ki biz bu konuyu bu bültende daha önce işlemiştik. Meraklıları şuraya alabiliriz.
Bu kez yine aynı konuyu biraz daha detaylandırıyoruz ve sadece iş hayatında değil özel hayatımızda da uygulamak için düşünmeye başlıyoruz.
Fırından taze çıkmış podcast bölümümüzde:
Eigenquestion (en önemli soru) ve örneklerini
Donald Knuth’u ve e-mail ile olan ilişkisinin öncelikleme üzerindeki etkisini
Peter Drucker’ın “aynı kategori” sorularını ve
Kişisel hayatımızdaki prensipler meselemizi bulacaksınız.
Keyifli dinlemeler!
🎧 Şimdi burada dinlemek isterseniz:
🎧 Spotify’dan vazgeçemem diyenlerdenseniz:
Haftanın notları:
Bu hafta neleri dinledim, izledim, hangilerinden nasıl etkilendim?
Bill Gurley’in “hayalinizdeki işi bulmak” üzerine yaptığı konuşmadan çok notlar çıkardım. Bu konu üzerine ayrıca bir podcast bölümü çekmeyi planlıyorum, ancak minik bir özet:
Tutkulu olduğunuz bir kariyer seçin.
Bu alanda öğrenme konusunda takıntılı olun, öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin.
Alanınızdaki mentörleri bulun, onlardan beslenin.
Sizinle aynı alana tutkulu olan ve henüz yolun başında olan tüm diğer insanları araştırın, birbirinize gelişim konusunda yardımcı olun.
Edindiğiniz bilgileri paylaşın, zamanı gelince siz de mentörlük yaparak sektöre olan borcunuzu ödeyin.
Sam Harris’in Waking Up uygulamasıyla her gün 10 dakika meditasyon yaptım. Uygulamadaki tüm kurslar birbirinden güzel ve sakinleştirici. Eğer İngilizce dinleyebilirim derseniz mutlaka ama mutlaka bakın.
Nedendir bilmiyorum. aldığım tişörtün eteğine baş harflerimi yazdırdım ve bu beni anlamsız mutlu etti. (“ürün kişiselleştirmenin” kullanıcıda yarattığı mutluluk üzerine daha detaylı okuma yapmam lazım :) ) (Tişört ve baskı Reflect Studio, Kanyon mağazası)
İşini severek yapan insanlar beni çok sevindiriyor. ( Örnek: yine Kanyon’daki Usla restoran garsonlarının her bir yemeği tarif ederkenki heyecanı…)
Burada olduğunuz için teşekkürler 🙌🏽 Abone olun, notlarıma ücretsiz şekilde ulaşın!




İçerik için ellerinize sağlık. Sadece bir konuda fikrimi sunmak isterim. Emaillerinizde "siz" yerine "sen" olarak yazsanız daha kişiye özel olur gibi diye düşünüyorum. :)