Bülten e-postanıza sığmazsa -ki bayrama özel dolu dolu oldu- hepsini okumak için şuraya gelebilirsiniz.
Yepyeni bir haftadan herkese merhaba!
Öncelikle çok mutlu bayramlar!
Hemen sonralıkla ŞAMPİYON TRABZON! (Bize her yer Trabzon demeyeceğim, belli bir çizgim var biricik bültenimde, ama 40 yıl sonra şampiyonluk gelmiş memlekete, desteklememek olmaz, lütfen! )
Bu hafta bültende;
🥳 Kevin Kelly 70 yaşına girdi. Her sene yaptığı gibi hayat tavsiyeleri listesi paylaştı.
🤓 Okurken not almanın en etkili 3 yolu ve
👀 Zamandan ve hayattan “en iyi şekilde” yararlanma rehberi var.
🔥 Podcast’ti bu hafta canlandırıyoruz! Yeni bölümler eklenmeye devam edecek önümüzdeki saatlerde. Dinlemede kalın. 🥳 🔥
103 Hayat Tavsiyesi
Kevin Kelly her doğum gününde birtakım hayat tavsiyeleri listeleri paylaşmaya devam ediyor.
E-posta tanrılarını kızdırmamak için bu seneki listenin hepsini değil en çok sevdiklerimi ekliyorum bültene:
Yaklaşık %99 ihtimalle doğru zaman tam şu andır.
“Ama” kelimesinden önce söylediğiniz hiçbir şey sayılmaz.
Başkalarını affettiğinizde onlar fark etmeyebilirler ama siz iyileşirsiniz. Affetmek başkaları için yaptığımız bir şey değildir; kendimize bir hediyedir.
Liderlik ettiğinizde, asıl işiniz daha fazla takipçi değil, daha fazla lider yetiştirmektir.
Birebirde eleştirin, toplum içinde övün.
Yatırımcılardan para isterseniz tavsiye verirler. Tavsiye isterseniz para verirler.
Bilinçli bir varlık olarak gelişiminiz, yapmaya istekli olduğunuz rahatsız edici konuşmaların sayısıyla ölçülür.
Haklıymışsınız gibi güvenle konuşun, haksızmış gibi dikkatlice dinleyin.
Çabalarınızın tutarlılığı (egzersiz, arkadaşlık, iş) miktardan daha önemlidir. Her gün yapılan küçük şeyler, ara sıra yaptıklarınızdan çok daha önemlidir.
İhtiyacınız olan üç şey: İşe yarayana kadar bir şeyden vazgeçmeme yeteneği, çalışmayan bir şeyden vazgeçme yeteneği ve ikisini birbirinden ayırmanıza yardımcı olacak insanlar.
Topluluk önünde konuşurken sık sık duraklayın. Bir şeyi yeni bir şekilde söylemeden önce duraklayın, önemli olduğuna inandığınız bir şeyi söyledikten sonra duraklayın ve dinleyicilerin ayrıntıları anlamasını sağlamak için bir kez daha duraklayın.
İnternette doğru bir cevap almanın en iyi yolu, bariz bir şekilde yanlış bir cevabı paylaşmak ve birinin sizi düzeltmesini beklemektir.
Kendinizi anlamanın harika bir yolu, başkalarında rahatsız edici bulduğunuz her şeyi ciddi şekilde düşünmektir.
Akıllı insanları “çok” çalıştırmak için yalnız para yetmez.
Her şeyin %90'ı çöptür. Eğer opera, aşk romanları, Tiktok, vegan yemekleri, NFT’leri sevmediğinizi düşünüyorsanız çöp olmayan %10'u bulmaya çalışın.
Birisini, kendisinin akıl yürütmeden inandığı bir fikirden vazgeçiremezsiniz.
Konuşmadan önce sözleriniz şu üç kapıdan geçsin: Birinci kapıda kendinize sorun: “Bu doğru mu?”. İkinci kapıda sorun: “Bu gerekli mi?” Üçüncü kapıda sorun, “Bu nazik mi?”
”Şimdi ne yapmalıyım?” sorusunu cevaplayabilmek için yapılacak tek verimli şey, öncelikle “kim olmalıyım?” sorusunu ele almaktır.
Çok akıllı olmayan ancak iyi iletişim kurabilen bir insanın, çok akıllı olup iyi iletişim kuramayan birinden daha başarılı olması olasıdır. Bu iyi bir haber, çünkü aklı geliştirmektense iletişim yeteneğini geliştirmek çok daha kolaydır.
Gerçek büyük fırsatların konu başlığında “büyük fırsatlar” yazmaz.
Sıkıştığınızda, sizi sıkıştıran problemi başkalarına açıklayın. Bazen problemi bu şekilde masaya yatırmak çözümü da beraberinde getirir. “Sorunu açıklamayı”, sorun giderme sürecinizin bir parçası hâline getirin.
Sizi öfkelendiren şeyler kadar büyüksünüz.
Alışkanlıklar, motivasyondan daha güvenilirdir. Alışkanlıklar oluşturarak ilerleyin. Örneğin, fit olmaya odaklanmak yerine, hiç idman kaçırmayan bir insan olmaya odaklanın.
Bugün yaptığınız şeyi 365 gün boyunca yaparsanız, seneye olmak istediğiniz yerde olacak mısınız?
Bir insanın ancak yüzde ikisini görürsünüz, onlar da sizin yüzde ikinizi görür. Göremediğiniz %98'i kavramaya gayret edin.
Önceki listeleri benim yorumumla okumak isterseniz şurada bulabilirsiniz.
Bu seneki 103 hayat tavsiyesinin tamamını okumak isterseniz de şuradaki çeviriye alalım sizi.
Okurken not almanın en iyi 3 yolu
Her bölümün sonuna, okuduklarınızı özetleyen ve mümkünse kişiselleştiren birkaç madde yazın. Öğrendiklerinizi hayatınızdaki bir şeylere uyarlayın. Ayrıca, cevaplanmamış sorularınızı da not edin. Kitabı bitirdiğinizde ise bir haftalığına hiç açmayın.
Kitabı tekrar alın ve tüm notlarınızı gözden geçirin. Bunların çoğu çöp olacak ama hatırlamak isteyeceğiniz bir şeyler olacak. Önemli bulduğunuz şeyleri kitabın iç kapağına bir sayfa numarasıyla birlikte yazın.
(İsteğe bağlı) Alıntıları elle kopyalayın veya Evernote'ta ya da kullandığınız bir not alma uygulamasında görünmesi için fotoğraflarını çekin. Notlarınızı etiketlemeyi unutmayın.
Zamandan ve hayattan “en iyi şekilde” yararlanma rehberi
Ne yapması gerektiğini tam olarak bilen, ancak bunu yapmak için yeterli enerjiyi toplayamayan bir insanla karşılaşmaktan daha üzücü çok az şey var sanıyorum. Neden yapılması gerektiğini bildiğimiz şeyleri yapmıyoruz? Başladığımız şeye konsantre olmak ve bitirmek niye bu kadar zor?
Neden odaklanamıyoruz?
Nasıl odaklanılır?
Önce nedenler;
Zor olandan kaçıyoruz
Sevmediğimiz işlere nasıl odaklanacağımızı bilmiyoruz.
Zor olandan kaçma rutini
University College London'da yapılan bir çalışmada, katılımcılardan bir bilgisayarın başına oturmaları ve bir nokta bulutunu yönlendirmeleri istendi. Onlara, bir nokta bulutu sağa hareket ediyorsa bir kolu sağa ve bir nokta bulutu hareket sola ediyorsa aynı kolu sola hareket ettirmeleri istendi. Katılımcılar bunu kolaylıkla yapıyor. Ta ki, araştırmacılar kaldıracın bir tarafına bir yöne hareket etmeyi zorlaştıran bir ağırlık ekleyene kadar.
Sonuç? Katılımcılar kolu yanlış olan ama daha kolay yönde hareket ettirebilecekleri tarafa çevirmeye başlıyorlar.
Görev zorlaştıkça, katılımcılar bilinçaltında oyunu nasıl oynadıklarını değiştiriyorlar.
Bu çalışma, insanların en az direnç yolunu izleyerek enerji tüketen görevlerden kaçınmak için evrimleştiğini iddia eden fikirleri destekliyor.
Nokta çalışmasının gösterdiği gibi, oyunu değiştirerek rahatsızlıktan nasıl kaçınacağımızı çabucak öğreniyoruz.
"Düşünmek, var olan en zor iştir, muhtemelen bu kadar az kişinin bununla meşgul olmasının nedeni budur" -Henry Ford
Instagramı bir dakikalığına kontrol etmek, iş yaparken büyük bir sorunu düşünmek zorunda kalma baskısını ortadan kaldırıyorsa ve bu zorlukla başa çıkmak ve farkına varmak için gerekli araçlara sahip değilseniz, instagram akışınızı scroll etmeye devam edeceksiniz.
Bu tutumunuzu değiştirmezseniz, kısa sürede beyninize çalışmak yerine zor işlerden otomatik olarak kaçmayı öğreten zihinsel bir rutin oluşturacaksınız.
Sevmediğiniz işlere nasıl odaklanacağımızı bilmiyoruz
Bir şeyi yapmaktan hoşlanıyorsanız, onu yapma olasılığınız daha yüksektir. Örneğin alışveriş yapmaktan hoşlanıyorsanız, alışveriş yapmak için fırsatları kovalarsınız. Ancak alışverişi bir yük olarak görüyorsanız, kesinlikle gerekmedikçe alışverişten kaçınırsınız.
Bir görevden hoşlanmadığınızda, bir kaçış aramanız ve odağınızı kaybetmeniz daha olasıdır.
Görevleri daha eğlenceli hâle getirmek için yeniden tasarlama gücüne sahibiz. Sevmediğimiz bir şeyi yaparken ona tamamen odaklanarak onu biraz daha eğlenceli hâle getirmenin yollarını bulabiliriz. Örneğin bulaşıkları yıkamak zul geliyorsa, en iyi şekilde yıkamak için kendimizle yarışabiliriz. Bir önceki sefere göre hızımızı ölçerek bu görevi yerine getirirken duruma biraz oyun katabiliriz.
Nasıl odaklı kalabiliriz?
Daha az şikayet ederek. Şikayet etmek, ruh hâlini olumsuz etkileyen, enerji seviyelerini düşüren ve ironik bir şekilde dikkatimizi dağıtarak kaçmaya çalıştığımız rahatsız edici duyguların daha fazlasına yol açabilen stres hormonu kortizolünü serbest bırakır.
Daha az şikayet etmeyi öğrenmenin zamanı geldi. Soruna odaklanarak şikayet etmek yerine, “çözüm odaklı” bir yaklaşımla soruna önerilerde bulunmak için konuşmalıyız.
Keyif alacağımız aktiviteleri planlayarak. Çalışmalar, bizim için iyi olduğunu bildiğimiz davranışları -egzersiz yapmayı, sağlıklı beslenmeyi, ev temizliğini- abartma eğilimimiz olduğunu gösteriyor. Zararlı etkileri olduğunu bildiğimiz davranışlar söz konusu olduğunda ise bunun tersini yaparız -alkol tüketimi, tatlı şeyler yemeyi ve eğlenmeyi olduğundan küçültürüz. Kısa vadede anlamsız zevkler tatmin edici olsa da, bizi gerçekten istediğimiz şeyden uzaklaştırma eğilimindedir. Bir TV bölümü rahatlatıcı ve tatmin edici olabilir. Ama bir, iki, üç…'den sonra ne olur? Bir bölüm iyi hissettirir ama bütün bir diziyi bir oturuşta izlemek sizi pişman edebilir. Dikkatinizi dağıtabilecek şeylere zaman ayırarak, onların sizi kontrol etmesine izin vermek yerine onları kontrol etmeyi öğrenmeliyiz. Canınız çektiğinde televizyon izlemek veya sosyal medyada gezinmek yerine, tıpkı herhangi bir göreve zaman ayırdığınız gibi, bu etkinliği de takviminize ekleyin. Önceden plan yaparak, odaklanmak istediğinizde yoldan çıkmadan, yakında eğlenceli bir şeyler için zamanınız olacağını bilerek işinize odaklanın.
Bizi tetikleyen şeylerin farkında olarak.
Dışsal tetikleyiciler: Cep telefonları, iş arkadaşları ve hatta çocuklar, odaklanmayı planladığımızda hepimizi yoldan çıkarabilir. Bu dışsal tetikleyicileri kontrol etmek nispeten kolaydır – telefonunuzu kapatabilir, sosyal medyadan çıkabilir, bilgisayar monitörünüze iş arkadaşlarınıza meşgul olduğunuzu söyleyen bir işaret koyabilirsiniz.
İçsel Tetikleyiciler: Kaçmaya çalıştığımız rahatsız edici duygusal durumlardır. Dikkatinizin dağılmasına neden olan içsel tetikleyicileri anlamak, odaklanmak için çok önemlidir. Telefonunuzu ne zaman kontrol etme ihtiyacı hissediyorsunuz? Kendini yalnız hissettiğinizde mi? Sıkılmış? Endişeli? Ezilmiş? Bu olumsuz duyguların kaynağı nedir? Dikkatinizin dağılma sebebini düşünmek ve çözümün daha sağlıklı yollarını öğrenmek, sürekli odaklanmayı geliştirmenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Haftanın Sorusu:
Bugün yaptığınız şeyi 365 gün boyunca yaparsanız, seneye olmak istediğiniz yerde olacak mısınız? -Kevin Kelly
Namaste.



